Türk Tabipleri Birliği (TTB) Okul Sağlığı Çalışma Grubu, 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada çocuk işçiliğinin yalnızca ekonomik bir sorun olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, bunun aynı zamanda ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekti.
Yapılan açıklamada çocuk işçiliğinin çocukların fiziksel, ruhsal ve sosyal gelişimlerini olumsuz etkilediği vurgulanırken, eğitimden uzaklaşma, sağlık sorunları ve iş kazalarının çocuklar üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.
TTB Okul Sağlığı Çalışma Grubu, çocukların çalışma yaşamına erken yaşta dahil edilmesinin uzun vadede hem bireysel hem de toplumsal sonuçlar doğurduğunu ifade ederek çocuk haklarının korunmasına yönelik daha kapsamlı politikalar geliştirilmesi gerektiğini belirtti.
Türkiye’de ve Dünyada Çocuk İşçiliği Sorunu Devam Ediyor
Çalışma Grubu tarafından yapılan açıklamada, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün verilerine göre dünya genelinde yaklaşık 160 milyon çocuk işçinin bulunduğu hatırlatıldı.
Türkiye’de ise son resmi verilere göre 5 ile 17 yaş arasındaki yaklaşık 720 bin çocuğun ekonomik faaliyetlerde yer aldığı ifade edildi. Açıklamada özellikle yaz aylarında çalışan çocuk sayısının çok daha yüksek seviyelere ulaştığına dikkat çekilerek bu rakamın yaklaşık 3 milyona kadar çıkabildiği belirtildi.
TTB, çocuk işçiliğinin yalnızca belirli sektörlerle sınırlı olmadığını vurgulayarak tarım, hayvancılık, sanayi, hizmet sektörü ve sokakta çalışma gibi birçok farklı alanda çocukların çalışma hayatına dahil olduğunu ifade etti.
Açıklamada çocukların erken yaşta çalışma yaşamına katılmasının eğitim süreçlerini olumsuz etkilediği, okul terklerine yol açtığı ve gelişimsel sorunları beraberinde getirdiği belirtildi.
Mesleki eğitim ve çıraklık uygulamalarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan çalışma grubu, bazı uygulamaların öğrencileri eğitim sürecinin bir parçası olmaktan çıkararak ucuz iş gücü haline getirebildiğini öne sürdü.
Bu nedenle çıraklık ve işyeri temelli eğitim modellerinin eğitim hakkı, çocuk hakları ve iş güvenliği açısından dikkatle değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Ruhsal ve Fiziksel Sağlık Açısından Riskler Artıyor
TTB açıklamasında çocuk işçiliğinin yalnızca fiziksel değil, ruhsal sağlık üzerinde de ciddi etkiler oluşturduğuna dikkat çekildi.
Çalışan çocuklarda depresyon, kaygı bozukluğu, umutsuzluk ve travma sonrası stres bozukluğu gibi psikolojik sorunların daha sık görüldüğü belirtilirken, ağır ve tehlikeli işlerde çalışan çocukların istismar ve şiddet riskiyle daha fazla karşı karşıya kaldığı ifade edildi.
Çalışma Grubu, çocukların yaşlarına uygun olmayan işlerde çalıştırılmasının hem fiziksel gelişimlerini olumsuz etkilediğini hem de uzun vadede sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurguladı.
Açıklamada ayrıca çocukların eğitimden uzaklaşmasının sosyal yaşamlarını ve gelecekteki yaşam koşullarını da doğrudan etkilediği kaydedildi.
Çocuk İş Cinayetlerine Dikkat Çekildi
TTB Okul Sağlığı Çalışma Grubu, iş kazaları nedeniyle yaşamını yitiren çocuklara ilişkin verilere de yer verdi.
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin verilerine atıfta bulunulan açıklamada, 2024 yılında 71 çocuk işçinin, 2025 yılında ise 94 çocuk işçinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiği belirtildi.
Bu verilerin çocuk işçiliğinin ne kadar ciddi sonuçlar doğurabildiğini ortaya koyduğu ifade edilirken, çocukların çalışma hayatında karşı karşıya kaldığı risklerin azaltılması için daha etkili önlemler alınması gerektiği vurgulandı.
TTB, çocuk işçiliğiyle mücadelenin yalnızca ekonomik tedbirlerle sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek eğitim, sağlık, sosyal hizmetler ve çocuk koruma politikalarını kapsayan bütüncül bir yaklaşımın hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.
Açıklamanın sonunda tüm çocukların eşit, nitelikli ve ücretsiz eğitim ile sağlık hizmetlerine erişebilmesi gerektiği vurgulanarak, “Her çocuğa nitelikli okul ve eğitim, çocukluk çağında değilse ne zaman?” mesajına yer verildi. İGFA