Modern dünyanın hızı içinde çoğu zaman gözden kaçırdığımız bir gerçek var: Annelerimiz, dünyanın en zor ve en az takdir edilen mesleğini, hiçbir emeklilik beklentisi olmadan icra ediyorlar. Bir anne; yeri geldiğinde bir öğretmen, yeri geldiğinde bir aşçı, bazen bir dert ortağı, bazen de sadece varlığıyla huzur veren bir sığınaktır. Onun sevgisi, evrenin en saf enerjisidir; çünkü içinde hiçbir "şart" barındırmaz.
Hediyelerden Öte Bir Şey: Hatırlanmak
Pek çoğumuz bu özel günü pahalı hediyelerle, büyük organizasyonlarla taçlandırmaya çalışıyoruz. Elbette bunlar güzel jestler; ancak bir annenin kalbindeki en derin karşılık, "hatırlanmış olmanın" verdiği o eşsiz huzurdur. Bir telefonun ucundaki sesiniz, içtenlikle söylenmiş bir "seni seviyorum" cümlesi ya da geçmişten gelen bir anının gülümseten hikayesi, pırlantalardan çok daha değerlidir.
Çünkü anneler için en büyük ödül, yetiştirdikleri evlatlarının gözlerindeki o minnet duygusunu görmektir.
Sadece Kendi Annelerimiz Değil...
Bu özel gün, sadece bizi dünyaya getiren kadınları değil; içindeki o şefkatli "annelik" duygusunu büyüten herkesi onurlandırma günüdür.
Toprağı anne bilen çiftçiyi,
Öğrencisine anne şefkatiyle yaklaşan öğretmeni,
Bir sokak hayvanını sahiplenip onu yaşatan yüreği,
Ve evlatlarını tek başına, dimdik büyüten babaları...
Kısacası, yaşamı savunan ve koruyan her ruh, bugün kutlanmayı hak ediyor.
Anneler Günü, senede bir gün kutlanıp rafa kaldırılacak bir merasim olmamalı. Onların hayatımızdaki varlığı, aldığımız her nefesin arkasındaki gizli güçtür. Bugün elinizdeki imkanlar ne olursa olsun, bir şekilde onun gönlüne dokunun. Eğer yanınızdaysa sıkıca sarılın; eğer uzaktaysa sesinizi ulaştırın; eğer sadece kalbinizdeyse, onu güzel bir dua veya güzel bir anıyla yad edin.
"Dünyanın bütün çiçeklerini bir araya getirseniz, bir annenin gülüşündeki o sıcaklığı ve samimiyeti asla yakalayamazsınız."
Tüm annelerin ve kalbi anne şefkatiyle çarpan herkesin günü kutlu olsun!