Hakkari’nin Yüksekova (Gever) ilçesinde, İnsan Hakları Derneği (İHD) ve kayıp yakınları tarafından her hafta düzenlenen “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” eylemi 228’inci haftasına girdi. İlçedeki Sanat Sokağı’nda bir araya gelen kitle, ellerinde gözaltında kaybedilen yakınlarının fotoğraflarını taşıyarak adalet talebinde bulundu.

Geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleştirilen eylemde, “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” yazılı pankart açıldı. Bu haftaki oturma eyleminde, 24 Mayıs 1994 tarihinde Diyarbakır’ın Kulp (Pasûr) ilçesine bağlı Çağlayan köyünde gözaltına alındıktan sonra kendilerinden bir daha haber alınamayan Selim, Hasan ve Cezayir Örhan’ın hikayesi kamuoyuyla paylaşıldı ve akıbetleri soruldu.

"Tanık Anlatımlarına Rağmen Takipsizlik Kararı Verildi"

Grup adına basın açıklamasını İHD Hakkari (Colemêrg) Şube Eşbaşkanı Ozan Akbaş okudu. Olayın yaşandığı dönemde Örhan ailesinin tüm resmi kurumlara, karakol ve savcılıklara başvurduğunu ancak hiçbir sonuç elde edemediklerini belirten Akbaş, hukuki sürece ilişkin şu detayları aktardı:

"O dönem olaya tanıklık eden kişilerin açık beyanları ve anlatımları bulunmasına rağmen, savcılık makamı ‘gözaltı kaydı bulunmadığı’ gerekçesini öne sürerek dosyada kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verdi. İç hukuk yollarının tıkanması üzerine Örhan ailesi, davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşıdı. AİHM, 6 Kasım 2002 tarihinde açıkladığı kararında, Selim, Hasan ve Cezayir Örhan’ın gözaltında kaybedilmesinden Türkiye’yi sorumlu tutarak mahkumiyet kararı verdi."

"Zamanaşımı Adaletin İnkarıdır"

AİHM kararına ve faillerin cezalandırılması yönündeki defalarca yapılan başvurulara rağmen, iç hukukta etkin ve adil bir soruşturma yürütülmediğini ifade eden Şube Eşbaşkanı Ozan Akbaş, dosyanın bilinçli olarak zamanaşımına uğratıldığını iddia etti.

Zamanaşımı kararlarına tepki gösteren Akbaş, "Bu dosyanın zamanaşımı gerekçesiyle kapatılmaya çalışılması sadece hukuki bir sürecin sonlanması anlamına gelmez, aynı zamanda adaletin açıkça inkârıdır. Bizler, gözaltında kaybedilen tüm insanlarımızın akıbeti tamamen aydınlatılana, failler tarafsız yargı önünde hesap verip cezalandırılıncaya kadar meydanlarda olmaya ve mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu.

Açıklama, kayıp yakınlarının gerçekleştirdiği kısa süreli oturma eyleminin ardından sessizce sona erdi.