Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) jeotermal enerji santralleri için tahsis ettiği 100 megavatlık hibrit santral kapasitesi sektör temsilcilerinin gündeminde yer almaya devam ediyor. Jeotermal Enerji Derneği (JED), mevcut kapasitenin sektörün ihtiyaçlarını karşılamadığını belirterek tahsis miktarının artırılması çağrısında bulundu.

EPDK’nın 16 Nisan 2026 tarihli kurul kararı kapsamında açılan başvurular 30 Haziran 2026 tarihine kadar devam ederken, sektör temsilcileri hibrit kapasitenin en az 360 megavata yükseltilmesini talep ediyor.

Jeotermal enerji üreticileri, mevcut düzenlemenin yatırım potansiyelini sınırladığını ifade ediyor.

Jeotermal Enerji Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, Türkiye’nin yaklaşık 1.800 megavat seviyesindeki jeotermal kurulu gücü dikkate alındığında tahsis edilen 100 megavatlık hibrit kapasitenin toplam gücün yalnızca yüzde 5,5’ine karşılık geldiğini söyledi.

Kındap, jeotermal santrallerin yenilenebilir enerji kaynakları içerisinde baz yük üretimi yapabilen önemli tesisler olduğunu belirtti.

Yüksek kapasite faktörüyle çalışan santrallerin ürettikleri elektriğin önemli bölümünü kendi ihtiyaçları için kullandığını ifade eden Kındap, bu nedenle daha yüksek hibrit kapasite tahsisinin gerekli olduğunu savundu.

Sektörün beklentisinin mevcut tahsisin üzerinde olduğu kaydedildi.

YEKDEM Şartına Dikkat Çekildi

Ali Kındap, mevcut düzenleme kapsamında yalnızca Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması (YEKDEM) süresini tamamlayarak sistemden çıkan jeotermal santrallerin başvuru yapabildiğini belirtti.

2025 yılı sonunda YEKDEM’den çıkan santrallerin toplam kurulu gücünün 620 megavata ulaşacağını ifade eden Kındap, bu rakamın 2026 yılı sonunda 833 megavata çıkmasının beklendiğini söyledi.

Bu verilerin mevcut 100 megavatlık kapasitenin sektör ihtiyaçlarını karşılamadığını ortaya koyduğunu belirten Kındap, yatırımcıların daha geniş kapsamlı bir kapasite tahsisi beklediğini dile getirdi.

Kapasite Faktörü Tartışması

Sektör temsilcileri, tahsis sürecinde kapasite faktörünün esas alınmasının bazı tesisler açısından dezavantaj oluşturabileceğini de belirtiyor.

Ali Kındap, farklı rezervuar özelliklerine sahip jeotermal santrallerde kapasite faktörlerinin doğal olarak değişkenlik gösterebildiğini ifade etti.

Bu nedenle öz tüketimi yüksek olmasına rağmen kapasite faktörü daha düşük olan bazı tesislerin hibrit kapasite tahsisinden yararlanmakta zorlanabileceğini söyledi.

Ayrıca mevcut uygulamada her bir jeotermal santral için en fazla 10 megavat hibrit kapasite sınırı bulunduğunu hatırlattı.

Sektörün Talebi 360 MW

Jeotermal enerji sektörünün talebinin, mevcut 1.800 megavatlık kurulu gücün yaklaşık yüzde 20’sine karşılık gelen 360 megavatlık hibrit kapasite tahsisi olduğunu belirten Kındap, böyle bir düzenlemenin yatırımları teşvik edeceğini ifade etti.

Türkiye’de güneş enerjisi kurulu gücünün 27 bin megavata, rüzgâr enerjisi kurulu gücünün ise 16 bin megavata ulaştığını hatırlatan Kındap, sektörün talebinin uygulanabilir ve makul düzeyde olduğunu söyledi.

Sektör temsilcileri, hibrit kapasite artışının hem enerji üretim verimliliğini yükselteceğini hem de yenilenebilir enerji yatırımlarını destekleyeceğini savunuyor.

Başvuruların 30 Haziran’a kadar devam edeceği süreçte, sektörün kapasite artışı talebine ilişkin değerlendirmelerin yakından takip edildiği belirtiliyor. İGFA