İstanbul Boğazı’nın tarihî silüetini süsleyen en zarif yalı camilerinden biri olan Kandilli Camii, Vakıflar Genel Müdürlüğü ile Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’nun denetiminde yürütülen kapsamlı restorasyon çalışmalarının ardından kapılarını yeniden açtı. Yaklaşık iki yıl süren titiz bir çalışmanın ardından mabet, Kurban Bayramı’nın ilk gününde kılınan bayram namazıyla birlikte yeniden cemaatiyle buluştu.
Ayhan Ailesi’nin katkılarıyla gerçekleştirilen ve rölöve çizimlerinden zemin güçlendirmesine kadar her aşaması büyük bir hassasiyetle yönetilen restorasyon, boğazın manevi dokusuna çok değerli bir mirasın yeniden kazandırılmasını sağladı.

1600'lerin Tekniğiyle Mihrap Çinileri Yeniden Üretildi
Tarihi 1751 yılına, Sultan I. Mahmud dönemine kadar uzanan ve 1916 yılındaki büyük yangının ardından 1929-1931 yılları arasında Birinci Ulusal Mimarlık Akımı izleriyle yeniden inşa edilen camide, adeta iğneyle kuyu kazıldı. Restorasyon çalışmaları kapsamında:
-
Çıbakari tavan restorasyonu 3 ay,
-
Kalemişi raspası 2 ay,
-
Sıva raspası 45 gün,
-
Yapının statik güçlendirilmesi ise 3 ay sürdü.
Caminin en dikkat çekici noktası olan mihrap bölümünde, geçmişte sökülen ve yerine cam takılan eksik Tekfur Sarayı ve İznik çinileri, 1600’lü yılların geleneksel üretim tekniklerine uygun olarak atölye fırınlarında aslına uygun şekilde yeniden üretilerek yerlerine monte edildi. Minare alemleri ile minber üzerindeki bakır bölümlerde ise geleneksel yöntemlerle altın varak uygulamaları yapıldı. Taç kapıdaki hat yazıları ise ünlü hattatlar Davut Bektaş ve Ali Toy'un elinden çıktı.

Kapı Tokmağında Semtin Ruhunu Yaşatan "Kandil ve Selvi" Detayı
Restorasyonun en özgün sanatsal dokunuşu, semtin adına ve tarihine gönderme yapan kapı tokmaklarında hayat buldu. Tasarımı hattat Levent Karaduman’a ait olan kapı tokmağında; üst üste yerleştirilen üç kandilden müteşekkil ve selvi ağacını andıran bir "Müsenna Besmele" istifi kullanıldı. Bu tasarım, Osmanlı döneminde Kandilli’nin selvi ağaçlarına asılan ve Boğaz’dan geçen kayıklara yol gösteren kandillerden ilham aldı.
Bu özel tasarımlı tokmaktan ayrıca 70 adet daha üretildi. Bu tokmaklar, orijinalinin kaybolması veya zarar görmesi durumunda camiye geri getirilmek üzere semtin müminlerine emanet edilecek.
Genişletilen avlusundaki işgalleri temizlenen, yeni bir şadırvan ve abdesthane kazandırılan tarihi Kandilli Camii, özgün tekniklerle yenilenen dört asırlık hafızasını gelecek nesillere aktarmaya hazır. İGFA
