Mol-e iş birliğiyle hayata geçirilen “Elektronik Atık Geri Dönüşüm” projesi; Mersin, Kayseri ve İzmir’deki pilot mağazalarda start aldı. Proje, atıl cihazları sadece çöpten kurtarmakla kalmıyor, onları yapay zeka desteğiyle döngüsel ekonominin değerli bir parçası haline getiriyor.

Türkiye’de E-Atık Karnesi: 700 Bin Ton Atık, %10 Geri Dönüşüm

Dünya genelinde her yıl üretilen 62 milyon ton e-atığın ekonomik değeri 62,5 milyar doları bulurken, bu değerin büyük kısmı ne yazık ki heba oluyor. Türkiye özelinde durum daha kritik:

  • Yıllık yaklaşık 700 bin ton e-atık oluşuyor.

  • Geri dönüşüm oranı ise sadece yüzde 10 seviyesinde kalıyor.

MediaMarkt, bu tabloyu değiştirmek amacıyla başlattığı projeyi kısa sürede Türkiye genelindeki tüm mağazalarına yaymayı hedefliyor.

Madenlerden Daha Değerli: 1 Ton Atıkta Altın Rezervi

MediaMarkt Türkiye Direktörü Tolga Ünvan, e-atıkların aslında birer "hazine" olduğuna dikkat çekti. Ünvan’ın paylaştığı çarpıcı veriler, geri dönüşümün neden hayati olduğunu kanıtlıyor:

  • Altın Verimliliği: 1 ton e-atık, geleneksel maden cevherine kıyasla 100 kata kadar daha fazla altın barındırabiliyor.

  • Çevresel Tasarruf: Geri dönüşüm süreci, klasik madenciliğe göre yüzde 80 daha az sera gazı salımı ve 13 kat daha az enerji kullanımı sağlıyor.

  • Hammadde Kaynağı: Atıklar; bakır, alüminyum ve nadir toprak elementleri gibi kritik hammaddeler için dev bir kaynak sunuyor.

Yapay Zeka Destekli "Dijital Atık Pasaportu"

Projenin en dikkat çekici yanı ise teknolojik altyapısı. Tüketiciler, mağazalardaki akıllı üniteler aracılığıyla atıklarını teslim ederken şu süreci takip ediyor:

  1. Tanıma: Mol-e uygulaması üzerinden QR kod okutulup cihazın fotoğrafı yüklendiğinde, yapay zeka cihazı saniyeler içinde tanımlıyor.

  2. Kayıt: Her cihaz için özel bir “Dijital Atık Pasaportu” oluşturuluyor.

  3. İzleme: Kullanıcılar, teslim ettikleri cihazın geri dönüşüm yolculuğunu ve engelledikleri karbon ayak izini uygulama üzerinden anlık olarak takip edebiliyor.

Bu proje ile MediaMarkt, sürdürülebilir tüketimi bir zorunluluktan çıkarıp, tüketicinin şeffaf bir şekilde dahil olduğu dijital ve çevreci bir deneyime dönüştürüyor. İGFA