Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Hakkâri Şubesi, Şemdinli ilçesinde aynı aileden dört kişinin yaşamını yitirdiği silahlı saldırıya ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı.

Dernek tarafından yapılan açıklamada, yaşanan olayın büyük üzüntü ve tepkiyle karşılandığı belirtilerek, hayatını kaybeden Gülşen Gezer, Habiba Demir, Gürkan Demir ve Deniz Demir rahmetle anıldı. Yakınlarına ve Şemdinli halkına başsağlığı dilekleri iletildi.

ÖHD Hakkâri Şubesi, olayın kadına yönelik şiddet, aile içi şiddet ve erkek şiddetinin ulaştığı boyutu bir kez daha ortaya koyduğunu belirterek, kadınların boşanma, ayrılma veya kendi yaşamlarına ilişkin karar alma süreçlerinde ciddi şiddet riskiyle karşı karşıya kaldıklarına dikkat çekti.

Açıklamada, boşanma sürecinde olduğu belirtilen Huriye Gezer’in yaklaşık 10 gün önce boşanma davası açtığı ve daha sonra ailesinin yanına döndüğü ifade edildi. Tarafların aileleri arasında çeşitli görüşmeler gerçekleştirildiği, son görüşmede ise boşanma kararının kesinleştiğinin belirtildiği aktarıldı.

Dernek, Gülşen Gezer’in uzun yıllar boyunca sistematik şiddete maruz kaldığı, farklı dönemlerde eşinden ayrılmaya çalıştığı ancak aile büyüklerinin müdahaleleri nedeniyle yeniden aynı yaşamın içine dönmek zorunda bırakıldığı yönündeki iddialara dikkat çekti.

Açıklamada ayrıca, uzman çavuş olduğu belirtilen eşin sahip olduğu kamu görevlisi sıfatı ve silah taşıma yetkisinin oluşturduğu güç nedeniyle tehdit ve baskıda bulunduğuna ilişkin iddiaların da araştırılması gerektiği ifade edildi.

ÖHD Hakkâri Şubesi, yaşanan olayın kadınların boşanma ve kendi yaşamlarına ilişkin karar alma süreçlerinde maruz kaldıkları ölümcül şiddetin bir sonucu olduğunu savunurken, silahlanmanın gündelik yaşam üzerindeki etkilerine de dikkat çekti.

Kadınların ve toplumun güvenliğinin daha fazla silahla değil, etkili koruma mekanizmaları, toplumsal cinsiyet eşitliği politikaları ve şiddeti önleyici tedbirlerle sağlanabileceği belirtilen açıklamada, yaşam hakkını korumanın devletin temel yükümlülüklerinden biri olduğu vurgulandı.

Dernek, olayın tüm yönleriyle bağımsız, tarafsız ve etkili bir soruşturma kapsamında aydınlatılması çağrısında bulundu. Olay öncesinde yaşandığı ileri sürülen şiddet, tehdit ve baskı iddialarının araştırılması, varsa ihmali veya sorumluluğu bulunan kişi ve kurumların hukuk önünde hesap vermesinin sağlanması gerektiği ifade edildi.