İlk kez 2024 yılında düzenlenen ve kısa sürede sürdürülebilirlik alanında Türkiye’nin en prestijli etkinliklerinden biri haline gelen forum, bu yıl da yoğun bir katılıma sahne oluyor.
“Kaynaktan Değere Bugünden Geleceğe” temasıyla gerçekleştirilen organizasyon, iki gün boyunca sanayiden çevre politikalarına kadar pek çok kritik başlığı masaya yatıracak. Türkiye’nin küresel iklim diplomasisindeki vizyonunu perçinleyecek olan COP31 yolculuğundaki stratejik adımların ele alındığı forumda; entegre atık yönetimi, Ulusal Depozito Sistemi, sanayide yeşil dönüşüm ve su politikaları gibi hayati konular uzmanlarca tartışılıyor.
İbrahim Burkay: "Sürdürülebilirlik Ortak Akılla Mümkün"
Forumun açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, yeşil dönüşümün sadece tek seferlik projelerle değil, sürdürülebilir iş birlikleri ve istikrarlı bir vizyonla başarılabileceğini vurguladı. Burkay, iklim değişikliği ve çevresel risklerin artık küresel rekabetin ana belirleyicisi olduğunu ifade ederek, Bursa iş dünyasının bu süreçteki rolüne dikkat çekti.
Yeşil dönüşüm sürecinde kamu ve özel sektörün aynı hedefe odaklanmasının önemini belirten Burkay, “Bakanlığımız, KOSGEB ve TÜBİTAK tarafından sunulan destekleri çok değerli buluyoruz. Ancak sahadan gelen geri bildirimler; finansmana erişimin güçlendirilmesi, başvuru süreçlerinin sadeleşmesi ve özellikle KOBİ’lerimizin teknik danışmanlık kapasitesinin artırılması gerektiğini gösteriyor. Karbon ayak izi ölçümü ve enerji verimliliği yatırımları, firmalarımızın ihracat kapasitesine doğrudan katkı sağlayacaktır.” dedi.
Burkay ayrıca Bursa’nın yüksek teknolojili sanayi bölgesi TEKNOSAB, Lojistik Teknopark ve Bursa Model Fabrika gibi projelerle Türkiye’nin yeni nesil üretim vizyonunu temsil ettiğini hatırlatarak; sürdürülebilirliği sadece bir hedef değil, üretimin her aşamasına yansıyan somut bir çalışma alanı olarak gördüklerini söyledi.
"Bursa’yı 30 Yıl Öncesinin Planlarıyla Yönetemeyiz"
İş dünyasının çok önemli bir eşikte olduğunu ifade eden Başkan Burkay, rekabetin kurallarının değiştiğini; maliyet ve kalitenin yanına artık karbon ayak izi ve yeşil finansmanın eklendiğini kaydetti. Bursa’nın geleceği için planlı büyümenin şart olduğunu dile getiren Burkay, kentin mevcut imar ve çevre düzeni planlarına dair çarpıcı açıklamalarda bulundu:
“Bursa’nın en son kapsamlı çevre düzeni planı 1998 yılında yapıldı. 30 yıl önceki bir akılla bugünün Bursa’sını yönetmeye çalışmak, bu kadim şehre yapılan büyük bir haksızlıktır. Bu plansızlık sadece estetik bir kayıp değil; trafikten çevre kirliliğine kadar her gün yaşadığımız sorunların temelidir. Şehir içinde apartmanlar arasında sıkışmış 8 bin 500 üretim tesisimizi planlı bir yapıya kavuşturmak zorundayız. Bursa, plansızlığa mahkûm edilecek kadar değersiz bir şehir değildir.”
Ulusal ve Uluslararası Ölçekte Bir Platform: Uludağ Çevre Forumu
BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç ise forumun artık sadece Bursa’nın değil, Türkiye’nin takip ettiği ulusal bir platforma dönüştüğünü belirtti. İklim krizinin ekonomik bir boyutu olduğunu hatırlatan Kılıç, forumun içerik kalitesiyle sektörler arası iş birliğini güçlendirdiğini söyledi.
Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun da açılışta yaptığı konuşmada, doğanın kendi içindeki kusursuz geri dönüşüm sistemine atıfta bulunarak, "Artık üretmek ne kadar önemliyse, atığın dönüşümü de o kadar stratejik bir konu haline geldi. Bu tür organizasyonlar insanlığın ortak geleceği için büyük önem taşıyor." dedi.
Açılış konuşmalarının ardından sponsorlara plaket takdim edilirken, forumun ilk oturumu olan “COP31’e Doğru Türkiye” paneliyle tartışmalar başladı. Panelde BTSO Başkanı İbrahim Burkay ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Mehrali Ecer, Türkiye’nin yeni dönem stratejilerini değerlendirdi. İGFA