Okul bünyesinde oluşturulan özel bir sınıf, o zorlu yılları gelecek nesillere aktarmak amacıyla müze haline getirildi.
Mezun Verilemeyen Yıllar
1885 yılında dönemin valisi Abdurrahman Nurettin Paşa tarafından kurulan köklü eğitim kurumu, Osmanlı döneminde “Kastamonu İdadi Mektebi” adıyla faaliyet gösterdi. Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte Kastamonu Lisesi adını alan okul, 1963 yılından itibaren bugünkü ismini aldı.
Ancak okulun tarihindeki en dikkat çekici dönem, savaş yılları oldu. Öğrencilerinin büyük bir kısmı cepheye gittiği için lise, 1916, 1917 ve 1921 yıllarında mezun veremedi.
“Hocam Bizi Yok Yazmayın”
Müze olarak düzenlenen “Millî Mücadele” sınıfında, o döneme ait birçok anlamlı obje sergileniyor. Öğrencilere ait not defterleri, şehit olan öğrenci ve öğretmenlerin fotoğrafları ile savaş dönemine ait materyaller ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.
Sınıfın kara tahtasında yazılı olan “Hocam bizi yok yazmayın, vatan için cepheye gidiyoruz” ifadesi ise görenleri derinden etkiliyor.
Büyük Fedakârlık
Okul Müdürü Hüseyin Mısırlıoğlu, 1912-1923 yıllarının hem gurur hem de hüzün dolu bir dönem olduğunu belirterek, yaklaşık 120 öğrencinin ve 9 personelin cepheye gittiğini ifade etti. Bu kişilerden 30 öğrenci ve 6 öğretmenin geri dönemediği bilgisi, verilen büyük kaybı gözler önüne seriyor.
Tarih Bilinci İçin Önemli Adım
Bugün ziyaretçilere açık olan müze sınıf, sadece bir anı mekânı olmanın ötesinde, genç nesillere tarih bilinci kazandırmayı amaçlıyor. Kastamonu’nda bulunan bu anlamlı mekân, vatan uğruna verilen fedakârlıkları unutturmamak adına önemli bir görev üstleniyor. İGFA