Siyaset gündemini sarsan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 38. Olağan Kurultayı'na yönelik "mutlak butlan" (geçersizlik) kararı ve ardından CHP Genel Merkezi önünde yaşanan hararetli gelişmelerin ardından iktidar kanadından ilk resmi açıklama geldi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, düzenlediği basın toplantısında muhalefetin "saray darbesi" iddialarına sert bir dille yanıt verdi.
CHP Genel Merkezi'nin polis müdahalesi eşliğinde tahliye edilmesi ve yargı kararlarına ilişkin konuşan Çelik, yaşanan süreçlerin tamamen hukuki bir zemin üzerinde ilerlediğini savundu.
"Sanki Tarafı Bizmişiz Gibi Gündem Oluşturuyorlar"
Yargının bağımsızlığına vurgu yapan ve alınan kararın arkasında AK Parti'nin bulunduğu yönündeki iddiaları kesin bir dille reddeden Ömer Çelik, muhalefetin kendi iç krizlerini örtbas etmeye çalıştığını ileri sürdü. Çelik, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Ortada tamamen hukuki bir süreç yürümektedir. Yargının bulduğu somut deliller ve yargının hukuki normlar çerçevesinde yaptığı değerlendirmeler sonucunda bu tablo ortaya çıkmıştır. Sanki bu konunun doğrudan bir tarafı bizmişiz gibi suni bir gündem oluşturmaya çalışmak, Özgür Özel yönetiminin baştan beri kronikleşen yetersizliklerini ve yönetim zafiyetlerini örtmek için başvurduğu klasik bir algı yöntemidir. Biz bu olayın herhangi bir yerinde ya da tarafında değiliz."
"Özgür Özel Siyasi Yetersizliklerini Örtbas Ediyor"
CHP içindeki kliklerin birbiriyle mücadelesinin AK Parti üzerinden okunmasını "yalan siyaseti" olarak nitelendiren Ömer Çelik, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in üslubunu da sert sözlerle eleştirdi. Siyasi zorbalığa hiçbir koşulda geçit vermeyeceklerini ifade eden Çelik, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"CHP'lilerin kendi içlerinde yürüttükleri bu sert koltuk çatışması, birilerinin partimizi ve hükümetimizi hedef alarak yürüttüğü kirli bir yalan siyasetine dönüşmüş durumdadır. Özellikle Sayın Özgür Özel, kendi siyasi zafiyetlerini, kurultay süreçlerindeki taktiksel hatalarını örtbas etmek amacıyla Sayın Cumhurbaşkanımızı doğrudan hedef alan ve haddini aşan bir siyasi üslubu bilinçli olarak takip ediyor.
Biz her türlü siyasi eleştiriyi ve demokratik protestoyu saygıyla karşılarız; ancak siyasi eleştiri sınırlarını aşan, doğrudan hakaret, hedef gösterme ve siyasi lincin önünü açmayı amaçlayan tüm bu haksız ifadeleri Sayın Özgür Özel'e ve o kürsülerde yer alan kişilere aynen iade ediyoruz."
