Ankara'da gerçekleştirilen Danıştay ve İdari Yargı Günü Töreni’nde yargı dünyasına seslenen Erdoğan, hukuk sistemindeki reformları sayısal verilerle paylaşırken, Türkiye’nin sivil bir anayasaya olan ihtiyacını bir kez daha en üst perdeden dile getirdi.
Yargıda Sayısal Dönüşüm: Mahkeme Sayısı İki Katına Çıktı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son yıllarda idari yargı sisteminin kapasitesini artırmak adına dev adımlar atıldığını vurguladı. Yargının hızlanması ve vatandaşın adalete erişiminin kolaylaşması için yapılan çalışmaların altını çizen Erdoğan, şu verileri paylaştı:
-
Mahkeme Sayısı: İdari yargıda mahkeme sayısı 126’dan 245’e yükseltildi.
-
İl Yayılımı: İdare mahkemesi kurulu il sayısı 72’ye, vergi mahkemesi kurulu il sayısı ise 39’a çıkarılarak hizmet ağı genişletildi.
Erdoğan, bu yapısal değişikliklerin amacının kamu idaresinde şeffaflığı ve hesap verilebilirliği en üst seviyeye taşımak olduğunu belirtti.

İstinaf Sistemiyle Danıştay’ın Yükü Hafifledi
Yargı sistemine kazandırılan üç dereceli sistemin (İlk Derece, İstinaf ve Temyiz) meyvelerini vermeye başladığını ifade eden Cumhurbaşkanı, Danıştay üzerindeki iş yükünün ciddi oranda azaldığını kaydetti. İstinaf düzenlemesi sayesinde Danıştay’ın asıl görev alanı olan "içtihat mahkemesi" kimliğinin güçlendiğini belirten Erdoğan, çarpıcı bir istatistik paylaştı:
"İstinaf öncesi dönemde açılan dosya sayısı 186 bine yaklaşmışken, yürüttüğümüz kararlı politikalar ve sistem değişikliği sayesinde bu rakam 2025 yılı sonu itibarıyla 82 bine gerilemiştir."
"Sivil ve Özgürlükçü Bir Anayasa Önümüzde Duruyor"
Konuşmasının en stratejik bölümünü yeni anayasa çağrısına ayıran Cumhurbaşkanı Erdoğan, mevcut anayasanın darbe dönemlerinin bir mirası olduğunu hatırlattı. Türkiye'nin demokratik olgunluğuna yakışan, sivil bir metne ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Erdoğan, siyasi partilere ve kamuoyuna seslendi.
Cumhurbaşkanı, yeni anayasa hedefini şu sözlerle özetledi:
-
Kuşatıcı ve Özgürlükçü: Toplumun tüm kesimlerini kucaklayan, bireysel hakları temel alan bir yapı.
-
Sivil İrade: Darbe müdahalelerinden arındırılmış, tamamen milletin temsilcileri tarafından hazırlanmış bir metin.
-
Demokratik Borç: Mevcut anayasanın bir "demokratik ayıp" olduğunu savunan Erdoğan, bu durumu düzeltmenin Türk siyasetinin asli görevi olduğunu vurguladı.
"Reform irademiz ilk günkü gibi diri ve güçlüdür" diyen Erdoğan, hukuk devletinin ancak güçlü ve sivil bir anayasal zemin üzerinde yükselebileceğini belirterek konuşmasını tamamladı. İGFA
