NATO Yeni Bir Dönüşüm Sürecinde
İletişim Başkanlığı ile SETA iş birliğinde gerçekleştirilen “NATO’nun Ankara Zamanı: Dayanıklı Bir İttifak İçin Stratejik Konumlanma” konferansında konuşan Duran, NATO’nun kuruluş amacının Soğuk Savaş döneminde kolektif savunma olduğunu hatırlattı.
Günümüzde ise çok boyutlu krizler, jeopolitik kırılmalar ve küresel belirsizlikler nedeniyle ittifakın yeniden yapılanma ihtiyacıyla karşı karşıya olduğunu belirten Duran, NATO’nun dayanıklılık, caydırıcılık ve kriz yönetimi ekseninde güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Türkiye’nin Stratejik Rolüne Vurgu
Konuşmasında Türkiye’nin NATO içindeki konumuna özel bir yer ayıran Duran, Türkiye’nin ittifak için vazgeçilmez bir aktör olduğunu söyledi.
“Türkiye, ittifaka istikrar sağlayan ve farklı alanlarda kritik katkılar sunan en stratejik paydaşlardan biridir” diyen Duran, ülkenin jeopolitik konumu, askeri kapasitesi ve çok yönlü güvenlik yaklaşımıyla NATO açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi.
Türkiye’nin son yıllarda izlediği aktif diplomasiyle küresel krizlerde yapıcı rol üstlendiğini belirten Duran, Rusya-Ukrayna savaşı, Karabağ süreci ve Orta Doğu’daki gelişmelerde Türkiye’nin barış odaklı girişimlerine dikkat çekti.
Hibrit Tehditlere Karşı Stratejik İletişim Vurgusu
Duran, modern güvenlik anlayışında iletişim alanının önemine de değinerek, dezenformasyon ve hibrit tehditlere karşı stratejik iletişimin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Uluslararası sistemde yaşanan dönüşümün NATO’nun iç dayanıklılığını artırmasını zorunlu kıldığını ifade eden Duran, özellikle Orta Doğu’daki gelişmeler ve uluslararası kurumların etkisizliğinin bu ihtiyacı daha da artırdığını belirtti.
Konuşmasında bu yıl NATO Zirvesi’nin Ankara’da düzenlenecek olmasına da değinen Duran, bunun Türkiye’nin uluslararası sistemdeki rolünü bir kez daha ortaya koyduğunu ifade ederek konferansın hayırlı olmasını temenni etti. İGFA
