Şube Başkanı Sadullah Efe tarafından yapılan açıklamada, engelli politikalarında "lütuf" veya "yardım" odaklı bakış açısının terk edilerek, insan onuruna yaraşır hak temelli bir yaklaşıma geçilmesi gerektiği vurgulandı.

"Tıbbi Malzemeler Lüks Değil, Yaşamsal Gerekliliktir"

Dernek binasında gerçekleştirilen açıklamada Sadullah Efe, engelli bireylerin hareket özgürlüğü ve sağlığı için kritik öneme sahip olan materyallerdeki erişim sorununa dikkat çekti. Ortez, protez, tekerlekli sandalye ve işitme cihazı gibi tıbbi malzemelerin birer "lüks" olarak görülmemesi gerektiğini belirten Efe, bu araçların engelli bir bireyin eli, ayağı ve kulağı olduğunu hatırlattı. Mevcut ekonomik koşullarda bu malzemelere ulaşmanın giderek zorlaştığını ifade eden Efe, devletin bu konuda tam ve sürdürülebilir bir destek sağlaması çağrısında bulundu.

Kazanılmış Haklarda Geriye Gidiş Endişesi

Engelli bireylerin yıllar içinde kazandığı hakların kısıtlanmasına yönelik eleştirilerde bulunan Efe, özellikle emeklilik süreçlerinde yaşanan bürokratik engelleri ve ÖTV muafiyetindeki sınırlamaları gündeme getirdi. Açıklamada şu kritik noktalara değinildi:

  • Emeklilik Hakları: Engelli bireylerin emekliliğe erişimindeki güçlüklerin giderilmesi talebi.

  • ÖTV Muafiyeti: Araç alımlarındaki kısıtlamaların engelli bireylerin ulaşım hakkını engellediği vurgusu.

  • Sosyal Destekler: 2022 sayılı yasa kapsamındaki yardımların enflasyon karşısında yetersiz kalması.

  • Evde Bakım Hizmeti: Bakım kriterlerinde yapılan değişikliklerin aileleri ve engelli bireyleri mağdur ettiği uyarısı.

Sosyal Devlet İlkesi ve Eşit Yurttaşlık Vurgusu

Sadullah Efe, açıklamasını "Sorun engellide değil, engelli bireyin yaşamını kolaylaştıracak koşulların oluşturulmamasındadır," sözleriyle tamamladı. Sosyal devletin görevinin bireyleri yardıma muhtaç bırakmak değil, onları bağımsızlaştırarak toplumun eşit birer parçası haline getirmek olduğunu hatırlatan Efe, Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi’nden doğan tüm yükümlülüklerin eksiksiz yerine getirilmesini istedi. Erzurum’dan yükselen bu ses, çözüm odaklı politikaların bir an önce hayata geçirilmesi çağrısıyla son buldu. İGFA