Yaşanan durumun yalnızca bir ulaşım sorunu olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Kazandıoğlu, “Bu durum bir yolun kapanmasından öte, bir bölgenin nefesinin daralması anlamına geliyor. Hakkari gibi coğrafi olarak hassas bir bölgede, doğayla mücadele ederek değil, doğayı anlayarak çözüm üretmek zorundayız” dedi.
“Geçici Önlemler Hızla Hayata Geçirilmeli”
Yolların bir an önce ulaşıma açılması gerektiğini ifade eden Kazandıoğlu, vatandaşların mağduriyetinin giderilmesi için acil adımlar atılması gerektiğine dikkat çekti. Geçici ulaşım alternatiflerinin oluşturulması, lojistik destek sağlanması ve sahada etkin koordinasyonun önemine vurgu yaptı.
Kalıcı Çözümler İçin Öneriler Sıralandı
Sorunun köklü şekilde çözülmesi gerektiğini belirten Kazandıoğlu, şu önerilerde bulundu:
- Heyelan riski taşıyan bölgelerin bilimsel verilerle tespit edilmesi
- Yol projelerinin doğayla uyumlu şekilde yeniden planlanması
- Tünel ve viyadük gibi kalıcı altyapı çözümlerinin hayata geçirilmesi
- Erken uyarı sistemleri ve düzenli bakım çalışmalarıyla risklerin önceden yönetilmesi
“Yol Varsa Hayat Vardır”
Heyelan sorununun bölgesel kalkınma açısından kritik bir konu olduğuna dikkat çeken Kazandıoğlu, “Bu mesele sadece bir yol meselesi olarak görülmemelidir. Aynı zamanda bölgesel kalkınmanın ana damarıdır. Yol varsa hayat, ticaret ve gelecek vardır” ifadelerini kullandı.
Hakkari’nin sorunlarının konuşularak değil, çözülerek aşılabileceğini belirten Kazandıoğlu, yetkililere daha planlı ve sürdürülebilir adımlar atılması çağrısında bulundu.
