Alsancak Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen konferans, 28 Mart’a kadar devam edecek.

Bilim İnsanları Körfezin Geleceğini Tartıştı

Akademisyenler ve yurt dışından gelen uzmanların katıldığı konferansta, İzmir Körfezi’ndeki çevresel sorunlar ve çözüm yolları masaya yatırıldı. Zararlı alg patlamaları, küresel deneyimler ve yenilikçi çözüm önerileri kapsamlı şekilde ele alındı.

Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Prof. Dr. Şükrü Turan Beşiktepe, körfezde son yıllarda sıcaklık artışlarının dikkat çekici boyutlara ulaştığını belirterek 2024 yılının tarihsel olarak en sıcak dönem olduğunu ifade etti. Körfezin ısıyı tutma özelliği sayesinde kısmen denge sağlandığını belirten Beşiktepe, bu doğal sürecin korunması gerektiğini vurguladı.

“Körfez Artık Kirleticileri Tutan Bir Depo”

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ebru Yeşim Özkan ise körfezin artık sadece kirlenen bir alan değil, kirleticileri tutan bir yapıya dönüştüğünü söyledi.

Yıllar içinde dinamik taşıma sisteminin yerini çökelim sürecine bıraktığını belirten Özkan, körfezin adeta bir depo gibi çalıştığını ifade etti. İnsan kaynaklı kirliliğin etkilerine dikkat çekerek yapılan analizlerin bu durumu açıkça ortaya koyduğunu dile getirdi.

TÜBİTAK’tan Dr. Alper Evcen de körfezin geçmişte çok daha temiz olduğunu hatırlatarak, bugün yarı kapalı bir sistem haline geldiğini ve bu nedenle kirlilik baskısının arttığını belirtti. Körfezin hâlâ “nefes aldığını” söyleyen Evcen, bu yapının korunmasının herkesin sorumluluğu olduğunu ifade etti.

Gediz Nehri ve Kirlilik Yükü Alarm Veriyor

Ege Üniversitesi’nden Prof. Dr. Yusuf Kurucu, Gediz Nehri’nin kaynağından temiz çıkan suyunun, ilerledikçe ciddi şekilde kirlendiğini ve körfeze bu şekilde ulaştığını söyledi.

Kurucu, nehir boyunca suyun içilebilir özelliğini kaybettiğini, bazı bölgelerde canlı yaşamının neredeyse yok olduğunu belirterek bu kirliliğin doğrudan körfezi etkilediğini ifade etti.

Konferansta ayrıca makroalg artışı, su sıcaklığı, oksijen seviyeleri ve besin tuzlarının etkileri de ele alındı. Prof. Dr. Ergün Taşkın, körfezde tür çeşitliliğinin azaldığını ve kirlilik girdilerinin azaltılması gerektiğini vurguladı.

Balık Ölümleri ve Ekosistem Uyarısı

Bilim insanları, körfezde zaman zaman yaşanan balık ölümlerine de dikkat çekti. Prof. Dr. Hilal Aydın, dinoflagellat kistlerinin dağılımı ve çevresel faktörlerin etkisini anlatırken; Dr. Levent Yurga ise müsilaj riski konusunda uyarılarda bulundu.

Körfeze dereler aracılığıyla taşınan kirliliğin en büyük tehditlerden biri olduğuna dikkat çekilirken, çözümün bu kaynakların kontrol altına alınmasından geçtiği ifade edildi.

Prof. Dr. Zafer Tosunoğlu ise körfezdeki balık ölümlerinin balıkçılık faaliyetlerini olumsuz etkilediğini belirterek sürdürülebilir balıkçılık uygulamalarına geçilmesi gerektiğini vurguladı. İGFA