“Havva ile Mehmet’in Hikayesi” adlı tek kişilik oyunu ile 25. Direklerarası Seyirci Ödülleri’nde ödüle layık görülen Kaymaz, meddahlık sanatının geçmişini, bugününü ve geleceğini anlattı.

“Meddah, Hikâyeyi Yaşayan Kişidir”

1979 yılında Mustafakemalpaşa’da doğan ve Müjdat Gezen Sanat Merkezi başta olmak üzere birçok önemli isimden eğitim alan Kaymaz, meddahlığı sözlü anlatı geleneğinin en olgun formu olarak tanımlıyor.

Meddahın yalnızca anlatıcı değil aynı zamanda oyuncu olduğuna dikkat çeken Kaymaz, “Bir aşık hikâyeyi anlatır ama meddah hikâyenin içine girer, karakter olur. Bu yönüyle meddahlık tek kişilik tiyatrodur” dedi.

Kaymaz’a göre meddahlık, anlatıyı sahnede canlandıran, edebiyat ile tiyatroyu buluşturan özel bir disiplin.

“Meddahlık ve Epik Tiyatro Akrabadır”

Meddahlığın epik tiyatroyla güçlü bir bağ kurduğunu belirten Kaymaz, bu ilişkinin hem yapısal hem işlevsel olduğunu ifade etti. Bertolt Brecht’in “yabancılaştırma efekti” olarak tanımladığı tekniğin meddahlıkta zaten var olduğunu söyleyen Kaymaz, “Meddah, karakterden çıkar ve seyirciye doğrudan hitap eder. Bu, izleyicinin düşünmesini sağlar” diye konuştu.

Kaymaz, meddahlığın yalnızca eğlendiren değil aynı zamanda düşündüren bir sanat olduğunu vurguladı.

“Meddahlık Halkın Canlı Hafızasıdır”

Meddahların toplumsal hafızayı taşıyan kişiler olduğunu ifade eden Kaymaz, bu sanatın resmi tarihin anlatmadığı detayları aktardığını söyledi. “Tarih kitapları savaşları anlatır ama meddah, halkın günlük yaşamını, duygularını ve hikâyelerini taşır” dedi.

Toplumsal eleştirinin meddahlığın önemli bir parçası olduğunu belirten Kaymaz, geçmişte daha sembolik olan eleştirinin günümüzde daha açık hale geldiğini ifade etti.

“Dijitalleşme Meddahlığı Dönüştürüyor”

Modernleşme ve dijitalleşmenin meddahlık üzerinde önemli etkiler yarattığını belirten Kaymaz, sosyal medyanın bu sanatın yeni mecrası haline geldiğini ancak sahnedeki canlı etkileşimin yerini tutmadığını söyledi.

“Meddahlık bir süreç sanatıdır, demlenmesi gerekir. Dijital ortam geniş kitlelere ulaşmayı sağlasa da seyirciyle kurulan o canlı bağın yerini dolduramaz” ifadelerini kullandı.

“Meddahlığın Geleceği Sahicilikte”

Meddahlığın geleceğinin insanın sahicilik arayışına bağlı olduğunu vurgulayan Kaymaz, teknolojinin yoğun olduğu bir çağda insanların daha doğal ve gerçek anlatılara ihtiyaç duyduğunu belirtti.

Kaymaz, “Bir meddahın bir taburede oturup yalnızca sesi ve hayal gücüyle insanlara ayna tutması, bugün her zamankinden daha değerli. Bu sanatın ışığı, sahicilik sürdükçe sönmeyecek” dedi.

Başarılı sanatçı, meddahlığın geçmişin bir hatırası değil, bugünün diliyle yeniden üretilmesi gereken yaşayan bir miras olduğunun altını çizdi. İGFA