Araştırma, yapay zekânın artık hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline geldiğini kanıtlarken, madalyonun öteki yüzünde ciddi bir "güven krizi" olduğunu ortaya koydu.

İGFA'nın derlediği bilgilere göre, son 6 aylık dönemi kapsayan çalışma; yapay zekânın seyahat planlamasından müşteri hizmetlerine, yol tarifinden içerik önerilerine kadar her alanda günlük rutine sızdığını gösteriyor. Ancak kullanım yaygınlaşsa da kullanıcıların bu sistemlere olan şüphesi azalmış değil.

Otonom Sistemlere Talep Var: Yapay Zekâ Bizim Adımıza Alışveriş Yapıyor

Araştırmanın en dikkat çekici verilerinden biri, kullanıcıların yapay zekâya giderek daha fazla yetki vermeye başlaması oldu. Artık insanlar sadece soru sormakla kalmıyor, finansal ve operasyonel süreçlerini de bu sistemlere emanet ediyor. Katılımcıların;

  • Yüzde 11'i bankacılık ve alışveriş işlemlerini yapay zekânın yönetmesine izin veriyor.

  • Yüzde 10'u kendi adına ürün satın alan uygulamaları aktif olarak kullanıyor.

  • Yüzde 9'u ise sürücüsüz araç veya otonom taksi deneyimi yaşamış durumda.

Henüz bu teknolojilerle tanışmayan kitle ise oldukça meraklı. Katılımcıların yüzde 36'sı indirimlerin otomatik uygulanmasını, yüzde 30'u ise ev güvenliğinin yapay zekâ tarafından sağlanmasını denemeye hazır olduğunu ifade ediyor.

Siber Saldırı ve "İnsan Denetimi" Endişesi Zirvede

Kullanım oranları artsa da güvenlik korkuları yapay zekâ gelişiminin en büyük engeli olarak öne çıkıyor. Araştırmaya katılanların yüzde 66'sı yapay zekâ sistemlerinin siber saldırılara karşı savunmasız kalmasından endişe ederken, yine aynı oranda bir kesim her aşamada mutlaka "insan denetimi" olması gerektiğini savunuyor.

En çarpıcı veri ise içerik üretimi alanında karşımıza çıkıyor. Katılımcıların yüzde 73'ü, yapay zekâ tarafından oluşturulan bir içerikle gerçek bir insan tarafından üretilen içeriği ayırt etmekte zorlandığını itiraf ediyor. Bu durum, dezenformasyon ve dijital manipülasyon konusundaki kaygıları da besliyor.

"Güven Sistemin Tasarımında Olmalı"

EY Türkiye Danışmanlık Bölümü Yapay Zekâ Hizmetleri Lideri Reyzi Devrim Pamir, endeks sonuçlarını değerlendirirken kritik bir noktaya parmak bastı. Pamir, insanların yapay zekâyı önce düşük riskli alanlarda kabul ettiğini, zamanla bu güvenin daha kritik süreçlere taşındığını belirtti.

Yapay zekânın sınırlarının ve denetim mekanizmalarının doğru tasarlanması gerektiğini vurgulayan Pamir, "Güven, sistemlere sonradan eklenen bir yama değil; tasarım aşamasında içine işlenen temel bir bileşen olmalıdır," dedi. Araştırmaya göre Hindistan, Çin ve Brezilya yapay zekâyı en hızlı benimseyen ülkeler olurken, batılı ülkeler daha temkinli bir yükseliş grafiği çiziyor. İGFA