ABD'nin Chicago kentinde düzenlenen ASCO Yıllık Kongresi 2026’da paylaşılan yeni bir klinik çalışma, pankreas kanseri tedavisinde dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. Araştırmada, daraxonrasib adlı yeni ilacın metastatik pankreas kanseri hastalarında yaşam süresini kemoterapiye göre yaklaşık iki katına çıkardığı açıklandı.

Yaklaşık 500 hastanın yer aldığı çalışmada, daha önce en az bir kez tedavi görmüş metastatik pankreas kanseri hastaları değerlendirildi. Araştırma kapsamında, KRAS ve benzeri RAS mutasyonlarını hedefleyen daraxonrasib ile standart kemoterapi yöntemleri karşılaştırıldı.

Yaşam Süresinde Dikkat Çeken Artış

Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Yıldırım’ın aktardığı bilgilere göre, daraxonrasib kullanan hastalarda ortalama yaşam süresi 13,2 ay olarak ölçüldü. Standart kemoterapi uygulanan hastalarda ise bu süre 6,7 ayda kaldı.

Araştırma sonuçları, yeni ilacın ölüm riskini yaklaşık yüzde 60 oranında azalttığını da ortaya koydu. Uzmanlar, elde edilen verilerin pankreas kanseri tedavisinde yeni bir dönemin kapısını aralayabileceğini değerlendiriyor.

RAS Mutasyonlarını Hedefleyen Yeni Yaklaşım

Pankreas kanseri vakalarının büyük bölümünde görülen RAS mutasyonları, uzun yıllardır bilim insanlarının üzerinde çalıştığı ancak etkili şekilde hedeflenemeyen genetik değişiklikler arasında yer alıyor.

Prof. Dr. Yeşim Yıldırım, daraxonrasibin tüm RAS mutasyonlarını hedefleyebilen ilk ilaçlardan biri olarak öne çıktığını belirterek, ilacın kanser hücrelerinin büyüme ve çoğalma sinyallerini baskılamayı amaçladığını ifade etti.

Uzmanlardan Genetik Test Vurgusu

Uzmanlar, araştırma sonuçlarının her hasta için kesin bir tedavi anlamına gelmediğinin altını çiziyor. Ancak elde edilen verilerin, genetik özelliklere göre şekillendirilen kişiselleştirilmiş kanser tedavileri açısından önemli bir gelişme olduğu değerlendiriliyor.

Prof. Dr. Yeşim Yıldırım, özellikle pankreas kanseri başta olmak üzere birçok kanser türünde genetik testlerin öneminin her geçen gün arttığını belirterek, doğru tedavi seçiminin hastanın genetik yapısına göre planlanmasının başarı şansını yükseltebileceğini söyledi.

ASCO 2026’da açıklanan bu sonuçların ardından, daraxonrasibin farklı hasta gruplarında da değerlendirilmesi ve yeni çalışmalarla etkinliğinin daha kapsamlı şekilde ortaya konulması bekleniyor. İGFA